30 Aralık 2011 Cuma

AYAKTA DURAN JANE

Yeni yıla kendi başına ayakta durarak giriyor Jane:)
Tutunmadan 30-40 saniye dengede durabiliyor dünden beri, sonra temkinli bir şekilde diz çöküyor:)

29 Aralık 2011 Perşembe

:( ÜZGÜN SURAT ANNE

Tam 5 gün sonra 1 yaşına basacak Jane'm,Böbürleniyorum biraz biraz da ''çok şükür elhamdülillah'' diyorum.
''Ne güzel bu zamana kadar hiç düşmedi evladım''
Öğle saatlerinde evdeki yardımcımız son anda tutuyor Jane'yi, ''ay yapma, sıkı tut'' diye bağırıyorum gayriihtiyari.
'' Sen daha dur'' diyor ablamız ''yürümeye başlasın da ondan sonra göreceksin düşmeyi''

Akşam oluyor,oyun parkında oynuyor.
Oyun parkı dediğim şey hiç bir yerinde sivri ucu, sert yüzeği olmayan yumuşacık koltuk ve minderlerle çevrili, altında da battaniye serili bir alan.
İçinde oyuncakları var, serbestçe emekleyebildiği, kendine ait bir alan.
Emekleyerek pufa doğru giderken bir erken hamle ile varmadan kalkmaya çalışıyor ayağa ve yüz üstü eğitici bilgisayarının üzerine düşüyor.
İlk defa bu kadar çok ağlıyor.
Bana doğru hemen emekleyerek geliyor ve kendisini sevdiriyor, sakinleşiyor, teselli ettiriyor kendisini.
Öpüşüp koklaşıyoruz.
Yarım saat sonra yatırmak için hazırlanırken elmacık kemiğindeki morluğu fark ediyorum, içim sızlıyor.
Sana gelen bana gelsin diye bir şarkı sözü vardı, boş yere yazılmamış anladım.
İnsan çok sevince kıyamıyor.

CAN JANE:)

annesini eliyle besleyen can Jane:)

28 Aralık 2011 Çarşamba

JELARDİS JANE'NİN ODASI BU BLOGDA

Kızım Jelardis Jane'nin güzel odasından burada bahsediliyor.
Blog sahibi Selda Hüner Atile'ye teşekkür ederiz.
Odamızdan daha önce de burada ve burada bahsedilmişti.
Bu vesile ile dekorasyonumuzdaki katkılarından dolayı ve yazılarından dolayı Sevgili Sesiber Sibel'e de teşekkür ederiz.
Bu da kızımın odasından bir mutlu an...
Bebeklerden birini kızına babası aldı, biri ise annesinin genç kızlığından kalma:)


YİNE SOĞUK ALGINLIĞI

Önceki gün başladı burnundaki tıkanıklık,
Dün öğle saatlerinde akmaya başladı minik burnu,
Bu akıntıya sık sık tekrarlanan hapşırık eklenince aradım doktorunu,
Hemen şu şurubu içirmeye başlayın, şu damlayı kullanın dedi.
Akşam üzeri bir kuru öksürük eklendi bu tabloya,
Gece ise yüksek ateş,
Benim o uyansa da yatağında kendi kendine mırıldanan, gülen, oynayan kızım dün gece saat başı ağlayark uyandı.
Ilık duş aldırdık, ince bir şeyler giydirdik, sabaha karşı ateş düşürücü fitil kullandık da ancak bir kaç saat kesintisiz uyuyabildi.
Önceki soğuk algınlığı tecrübelerimizden biliyoruz ki bu tablo bu şekilde 2 gün daha sürer sonra azalır.
Benim o uyku uyumak bilmeyen kızım öyle halsiz ki, bu sabah kalktı yatağından biraz sesi geldi, annesi kalkıp O'nun odasına gidene kadar yeniden uyuyakaldı.
Dün geceden beri 2 ayı aşkın bir süredir ağzına sürmediği formül mamaya döndü ve anne sütü ile mamadan başka bir şey istememeye başladı.
Oysaki annesi O'na çok sağlıklı sebze yemekleri yapmıştı bugün için.
Şu anda uyuyor, ben ara ara ateşini kontrol edip, emziriyorum.
Biraz dinlenir, uykusunu da alırsa vücut direnci artar diye düşünüyorum.
Bugün bol bol nar ve mandalina suyu ile ıhlamur içecek ve ilaçlarını aksatmayacak kızım.
Annem biz küçükken bize ''siz hasta olacağınıza ben olayım'' derdi.
Doğruymuş dün gece kızım ateşten ağlarken bunu ben de söyledim.
Anne olmayı anne olduktan sonra öğreniyor ve anlıyor insan....
Ben de 33 yaşımda anladım.

27 Aralık 2011 Salı

JELARDİS JANE'NİN ODASI

Kızımızın odasından aşağıdaki linkerde bahsediliyor.
Burada ve burada :)))

SİZCE HANGİSİ YAKIŞMIŞ BANA? -2

tek çorap,
çift çorap,
patik,
panduf:)
bunlar bahane, ayaklarım şahane:)



* Pembe inekli kaymaz çoraplar semt pazarından, ördekli panduflar LCW
Minicikti ayaklarım doğduğumda annemin avucuna sığıyordu. sonra büyüdü, ayakkabılarıma sığmamaya başladı.
Bazılarını sadece bir deklanşör basımı giyebildim:(
Bugünlerde inekli patiklerim favorim...


* Beyaz el örgüsü babet Arsem Butix

ister pamuklu çorap giyeyim,
ister fileli çorap,
ister babet giyeyim,
ister parmak arası terlik....
eninde sonunda hepsini çıkarır bu psi haluja benzeyen ayağımı ısırırsınız:)


* Pembe-beyaz babet LCW, parmak arası sandaletler New York'tan, el örgüsü pembe babet Ortaköy'den

Şık şıkırdım ayakkabılar giymesini de bilirim ama aslına bakarsanız daha çok spor ayakkabılarla rahat ediyorum.


* Gümüş rengi babetler New York'tan, üzeri taşlı spor ayakkabı ve Fuşya saten babet Panço'dan, el örgüsü converse Arsem Butix'den...

SİZCE HANGİSİ YAKIŞMIŞ BANA?


* Princess ve Noel şapkaları Carrefor'dan, Minik köpekli ve kenarı beyaz kürklü bere C&A'dan, tavşanlı şapka LCW. El örgüsü şapka ve bereler; anne-anane- teyze ve büyük hala marifetleri:)

25 Aralık 2011 Pazar

DOĞUM GÜNÜ HAZIRLIKLARI

Bu gece Jane uyuduktan sonra karı-koca oturduk başbaşa kızımızın doğum günü partisi için kapı süsü, duvar panosu ve runner yaptık:)
Ne keyifliymiş bu tombiş için çalışmak:)
Her sene değişik bir konseptte doğum günü yapmak hayalim.
Bu sene ilk yılımız, ilk doğum günümüz ilk partimiz.
Jelardis Jane'nin odası kuş figürleri ile dolu.
Doğumu için yaptığımız tüm hazırlıklarda da kuş figürleri vardı.
Bu nedenle ilk doğum gününün de teması yine kuşlar olacak.
Biz de kolları sıvadık başladık kuş figürlü runner ve kapı süsümüz ile duvar panomuzu yapmaya.
Geç vakitlere kadar, sen onu kesemedin, sen bunu yamuk biçtin diyerek, birbirimizin hatalarına gülerek ama her anından çok keyif alarak yaptık hazırlıklarımızı.
Kısmetse 8 Ocak'ta ilk doğum günü partimizi yapacağız ve bu hazırlıklarımızı görücüye çıkaracağız.

24 Aralık 2011 Cumartesi

KURABİYE CANAVARI JANE

Annesi jane'ye nefis bir kurabiye yaptı. jane çok sevdi. bir ayılı, bir kelebekli bir de kalpli yedi:)

23 Aralık 2011 Cuma

DOĞUM GÜNÜNE 12 GÜN KALA

‎12 gün kaldı Jey Jey'in doğum gününe.
Her sene bu kadar heyecanlanır, gün sayar mıyım bilmiyorum.
Belki de bu ilk doğum günü olacağı için bu kadar heyecanlıyım.
Bu yıla özel 3 partimiz var.
Biri 31 aralık akşamı Uzuntarla'daki evimizde,
diğeri 3 ocak günü İstanbul'daki evimizde çekirdek ailemizle...
Son parti de 8 ocak günü yine İstanbul'daki evimizde, eş dost ve akrabalarımızla...

Sürekli kafamda bir fikirler, sürekli elimde bir işler...
Sürekli bir heyecan...

14 Aralık 2011 Çarşamba

FOTOĞRAF ÇEKİMİMİZDEN DETAY KARELER







İLK FOTOMODELLİK DENEYİMİ

Jane'nin 1 yaşına basmasına günler kala bugünleri ölümsüz kılmak için fotoğraf çekimlerimize başladık.
Bugün 2.çalışmamızı yaptık Jane ile:)

Önce çekimlerde kullandığımız bu yeni elbisesine bayıldığımı belirtmeliyim.
Sonra çektiğimiz bu ilk pozda böyle desteksiz ayakta durabilmesine bayıldım:)


Maşallah kızıma...


Çekimlere hazırlanırken saçlarımızı da taradık ama tarakları elinden alamadık maalesef Jane'min:)

Arada bir tutunmak zorunda kalsa da çekimlerde annesini hiç üzmedi Jane:)


Tutunduğu sırada kıymetli tarağını düşürmeyi beklemiyordu tabii, eğilip tarağı alması gerekiyordu ama tutunmaktan da vazgeçemezdi, dikkatlice eğildi:)


Sonra tarak yetmedi, saç fırçasını da tutmak istedi...


Biraz da oturarak çekim yapalım dedik, bir türlü fırçasız, taraksız fotoğraf çekmeye ikna edemedik...


Acaba güzel pozlar yakalayabilmek için bebek ya da eğitici bilgisayar işe yarar mı diye düşündük...


Mekandan mı sıkıldı acaba dedik, odasından çıktık, salona geçtik.
Böyle bir poz yakaladık....


İstesek bundan iyisini yakalayamazdık:)


Bir ara başıma taktıkları bu şey de ne acaba dedi sanırım, çıkarıp etraflıca inceledi...


Sonra ayakta durmak biraz yordu Jane'yi..
Yavaş yavaş çömelmeye başladı...
Ve sonra tam çömeliverdi yurdum insanı:)


Sonra dayanamadı yorulup oturdu artık bebeğim...


Sonra daha da sıkıldı:(


Böylece annesi Jane'ye kıyamayıp çekimleri bitirdi ve Jane'yi ayısıyla baş başa bırakarak ödüllendirdi..


Aslına bakarsanız ayısıyla da güzel pozlar yakalandı...
Mesala o çok sıkıldığı tacını ayısına takmayı denedi:)


Herşeyde olduğu gibi ayısında da ilk önce etiketi çekti dikkatini...


Sonunda herşeyden çoooook sıkıldı....



Böylece bugünkü fotomodellik macerası da sona erdi...
Bir sonraki yazımızda bu çekimin detay fotoğraflarını bulabilirsiniz.

12 Aralık 2011 Pazartesi

ESKİŞEHİR'DEN GELEN HEDİYELERİM

Annemin Eskişehir'de yaşayan bir kardeşi var.Gerçekten dayım değilmiş kendisi ama annem gerçek kardeşi olsa bu kadar severmiş.
O zaman ben de O'nu gerçek dayımmış gibi seveyim bari dedim ve sevmeye başladım.
Ferit dayımın çok tatlı, çok ton ton bir annesi var, e dayımın annesi ise benim de ananem sayılır bir yerde.
E o zaman Servet Dede de benim dedem sayılır bir yerde:)
Durun önce ben size ne kadar tatlı olduklarını anlamanız için resimlerini bir göstereyim.
İşte Remziye ananem;


Ve işte Servet Dedem;


Remziye ananem ben doğunca bana işte bu güzel cicileri ördü ve gönderdi; bana nazar değmesin diye yeleğimin yakasına da bir maşallah takmış sağ olsun.


Daha sonra Dayım ve Serap yengem de beni görmeye geldiler ve bana bu eşofmanı getirdiler.
Büyüyünce giyecekmişim.
Annem ve babam giymeyeceğimi söylüyorlar.
Öyle hatıra olarak duracakmış.
Dayımlar Eskişehirsporluymuş.
Annemle Babam Fenerbahçe'li oldukları için benim sarı lacivert gibi daha güzel renklere layık olduğumu düşünüyorlar:)
Ben de sanırım öyle düşünüyorum ki şimdiden bir kaç tane lisanslı Fenerbahçe kıyafetim var.
Eskişehirspor eşofmanlarımı belki sadece Gassaray'la:) maç yaptığında giyebilirim.
Henüz buna karar vermedim.
Bana aldığı hediyelerin dolapta çürümesini istemiyorsa Dayımın bundan sonraki özel günlerimde mesela yaklaşan doğum günümde bana Fenerbahçe'li bir şeyler almasını da öneririm:)

MERAL TEYZE'MİN VE ALEYNA ABLA'MIN HEDİYELERİ

Meral Teyzem annemin ablası ve dünyaya geldiğimde beni babamdan sonra gören ilk kişi.Aleyna ablam da teyzemin kızı, benim kuzenim.
İşte onlardan gelen hediyelerim.
Bunlar Aleyna ablamdan;


Bu eşofman takım Meral Teyzem'den. 40 mevlitime gelirken hediye getirdi.

2 aylıkken giymeye başladım.

Şu anda 11,5 aylığım ve hala zevkle giyiyorum.


Bu çıngırak benim ilk oyuncağım. Teyzem bana ben 2 aylıkken aldı.
Burada da bahsetmişti annem bu oyuncaktan...


Bu oyuncağı da teyzem bana ilk emeklemeye başladığım zaman aldı.


Bu güzel yağmurluk- rüzgarlığı da bana teyzem ilk diş çıkardığımda aldı.


11 Aralık 2011 Pazar

FİRDEVS TEYZE'MİN HEDİYELERİ

Firdevs Teyze bizim karşı komşumuz.Aynı apartmanda oturuyoruz.
Doğduğumdan beri en çok gördüğüm kişiler arasında.
Hemen her gün beni görmeye geliyor.
Çok meşgulse, bize gelemiyorsa kapıdan uğrayıp beni görüp, sevip gidiyor.
Bazen annemin işi varsa annem beni O'na bırakıyor.
Bazen bizim ev sıcaksa gidip orada Ali Derya Abi'nin gitar çalışını dinleyerek uyuyorum.
Ben doğduğum zaman Firdevs Teyze bana bu pijamaları almıştı.


Daha sonra da Ankara'dan gelen annesi bana bu elbiseyi aldı.


İkisini de çok severek giydim.
Hatta elbise bana çok yakıştı, annem bu elbise ile bol bol fotoğrafımı çekti.