23 Eylül 2011 Cuma

6.HASTALIK

Yüksek ateş...Hem de ne yüksek...
39un üzerine çıkıyor zaman zaman....
Hemen telaşlanıyor ve doktorumuzu arıyoruz çünkü İstanbul'da değiliz.
Telefonda Jane'nin durumunu özetliyor ve altıncı hastalığa yakalanmış olabileceğini öğreniyoruz.
Ateş 3 gün sonra geçecek diyor doktor ve sonra kırmızı döküntüler başlayacak.
Onlar da bir kaç güne sönecek...


Bu aylarda olabilir, endişelenmeyin diyor.
Ateşli dönemin ilk iki gününü babamız olmadan ananemizle atlatıyoruz.
3.gece babamız geliyor köy evimize.
Ateşli olarak geçirdiği son gecede babamız yetişiyor imdada.
Sabaha kadar Jane'ye babamız bakıyor.
Çok şükür çok çok iyi bir babası var Jane'nin.
Doğduğu ilk andan beri Jane'nin her anında yanında.
Biberon ve emziklerin sterilizasyonundan, mama yapımına, alt değiştirmeye kadar her şeyi yapan ve kızını çok seven bir baba.
Ertesi sabah çok önemli bir toplantısı olsa bile doğduğu günden bu yana her gece kaç kez uyanıyorsak bizimle uyanan, Jane'yi alıp kucağıma veren, Jane uyuduğunda yatağına götüren, bir kez bile off demeyen bir baba.
Bir tek Jane'ye fitil koymaktan korkuyor.
Sabaha kadar Jane'ye bakıyor babası.
Sabaha karşı sessizce beni uyandırıyor.
''Mecbur kalmazsam uyandırmazdım'' diyor.
''Ama fitil saati geldi Jane'nin '' diyor.
''Fitili at, yeniden uyu'' diyor.
Allah'tan aralarındaki bu güzel bağın hiç kopmamasını dileyerek uyuyorum sonra...
Uyandığımda ateşini düşmüş buluyorum kızımı.
Yorgun baba hiç söylenmiyor ve İstanbul'daki evimizin,işinin yolunu tutuyor.
Ertesi gün kırmızı döküntüler başlıyor.



2-3 Gün sonra onlar da azalıyor doktorun söylediği gibi.
18-23 eylül 2011 arası altıncı hastalık tedavisiyle geçiyor günlerimiz.
Bu arada yüksek ateşinden, iştahsızlığından hiç şüphelenmeyerek dişlerini saymadık kızımızın ama gördük ki bu süreçte 3.cü dişi de çıkmış Jane'nin...
Çok güzel gülümsüyor şimdi:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder