30 Kasım 2011 Çarşamba

AZARLA-YAMA-MA

Jane'nin annesi sizinle şimdi cümleye başlamış ama son anda evladını azarlamaya kıyamamış bir anne cümlesi paylaşıyor; ''ne yapıyorsun seni yaramazım benim:))''

GÜNLER GEÇİYOR

Annem her sabah taze taze hazırlıyor yumurtamı...
Meyve pürem her ara öğünde taze taze...
Çorbam günlük yapılıyor, bazen tarhana çorbası gibi taze, yeşil sebze içermeyen bir çorba yapılmışsa bana ertesi gün de ısıtıp içtiğim oluyor ama genelde hep taze tüketiyorum yemeklerimi.
Meyve sularım taze,
Makarnayı, pilavı seviyorum, annem benim için hep taze taze yapıyor.
Günde 5-6 kez üstüm değişiyor.
Hava güzelse bir kez dışarı çıkıp geziyoruz.
Camdan dışarıya bakıyoruz, ben bu arada sürekli perdelerle oynuyorum.
Eskiden annem beni yere yatırdığında saatlerce kıpırdamadan yatardım, şimdi hemen emekleyerek koridora kaçıyorum, ayağa kalkıyorum, koltuklara tutunuyorum.
Yetişebilirsem bilgisayarın kablolarını çekmeye çalışıyorum.
Çekmeceleri, dolapları açmaya çalışıyorum.
2 kez uyuyorum günde.
Bazı çizgi filmleri izliyorum, annemle oyuncaklarımla oynuyoruz, annem bana kitap okuyor.
Akşam babam geliyor, biraz da babam oynatıyor beni, evin içinde gezdiriyor.
Annem yorgunsa beni uyutamayacaksa, babam uyutuyor bazen.
Odama bir çan astı annem, dönenceden sıkıldım çünkü.
Uyandığımda annem o çanı çalıyor bana, ben de uzanıp çalmak istiyorum, çalınca çok mutlu oluyorum.
Bunlar olup biterken büyüyorum, 10 kilo olmak üzereyim.
Bir kaç gün sonra 11.ayımı dolduracağım.
Her gün, yaptığım herşeyle anne ve babamı mutlu etmeye devam ediyorum.
Camdan bakmak dedim de; aşağıdaki 2 fotoğrafı paylaşmak isterim sizinle.
İlki ben 2 aylıkken çekildi.
Koltukta teyzemin desteğiyle bile ayakta duramıyorum ama dışarı bakıyorum, güneşten kamaşmış biraz gözlerim, annem çekti bu fotoğrafı.
Babam o sırada başka odanın camından benim baktığım cephedeki bir çatıya ekmek atıyordu martılar gelsin ve ben onları göreyim diye.
Martılar geldi ama annem benim bu sevimli suratımı izlemekten martıları görüp göremediğimi hiç bilemedi:)
Diğer fotoğraf ise bugün çekildi; artık koltuğa dayanıp kendi başıma bakabiliyorum dışarıya.....



29 Kasım 2011 Salı

BABAMIN İŞ ARKADAŞLARININ HEDİYELERİ

Bu yazıda babamın iş arkadaşlarından gelen hediyelerden bahsedeceğim biraz.Biliyorsunuz bu blogu biraz ben yazıyorum biraz annem.
Babamın iş arkadaşı Gürkan Amca'nın eşi Esin Teyze ve kızı Duru Abla'nın hediyelerinden bu yazıda bahsetmiştim.
Bunlar da diğer hediyeler.
Aşağıdaki süslü püslü sepet Aslı Teyze ve Oğlu Demir'den geldi.


Bu da gün ışığında fotoğraflanmış hali...


Ve bu da sepetin içindeki çok şık nevresim takımı ve polar battaniye...


Bu ise Yasemin Teyze'nin bana gönderdiği çok şık elbise ve gömlek...


Bu Seher Teyze'nin gönderdiği salopet... Bana çok yakıştı, bütün yaz giydim.


Bu ise Hande Teyze'den bana... 2 yaşımda giyebilecekmişim, bekliyorum...





Bu yukardaki spor tişört ve aşağıdaki montu da bana Yusuf Amca ve Eşi Leyla Teyze aldılar.


Bu kese Ayşe Teyze'den. Annem bu resmi koymayalım ayıp olur, altın resmi konmaz dedi ama ben kesesi bebek hediyesi götüreceklere fikir olsun diye yayınlamak istedim.



28 Kasım 2011 Pazartesi

YENİ İLGİ ALANLARI

Son günlerde Jane'nin yeni ilgi alanları oluşmaya başladı.
Bunlar; perdelerin boncuklarını çekiştirmek, stor mekanizmalarının zincirleriyle oynamak, koltuklarda ayakta durarak duvardaki gölgesi ile oynamak ve bizim su veya soda şişelerimizle oynamak.









İLK DOĞUM GÜNÜ TELAŞI

Jane'nin annesi bugünlerde kızının ilk doğumgünü ön hazırlıklarıyla meşgul.İnternette ajan gibi:) dolaşıp herkesin parti fotoğraflarına, menülerine bakıyor.
Neler hazırlayabilir, neler yaptırabilir bunlarla ilgili çalışmalar, listeler yapıyor.
Davetiye bassa mı?
Kalabalık bir kutlama mı olsa?
Aile arasında mı kutlasalar?
Pasta ne şekilde olsa?
Menüde neler olsa?
Jane ne giyse? vs. vs. vs. derken geçiyor günler.
Yaklaştı mı?
Yooo aslında pek de değil, 37 gün var daha?
Ama sayılı gün çabuk geçer, o güzel tarih yaklaştığında hazırlıksız olmamak için önceden bir çalışma yapmakta fayda var diye düşünüyor.
Bugün gidip bir pastaneden pasta siparişi hakkında bilgi aldım.
2-3 gün önceden sipariş vermek gerekiyormuş.
Web sitelerine baktım da aslında öyle ahım şahım bir pastaları da yok.
Aslında Nuga benim sevdiğim bir pastenedir, ama belki Pelit'ten de yaptırabiliriz pastayı daha karar vermedik.
Kurabiyeler için fikrim netleşti gibi Aylin Canay'a yaptıracağım.
Ah adapazarı'nda değil de İstanbul'da olsaydı mutfağı yaş pasta için pastane arar mıydım ben.
Jane'ye doğum gününde giymesi için bir kıyafet aldım, ama aradığım gibi beyaz üzerinde kırmızı bir detayı olan mus çorap bulamazsam bu kıyafetten vazgeçebilirim, ya da beyaz mus çorap giydirip ayakkabısına kırmızı bir detay iliştirebilirim.
Kafamda bir çok fikir var.
Beni tanıyanlar titizliğimi bilir, bu yüzden bu akşamlık kafamda dolaşan ve kuyrukları birbirine değmeyen o kırk tilkiyi dinlendireceğim.
Yarın sabah yeni fikirler bulmak üzere uyanmak isterim.
Fikri olan yorum bırakabilir.

25 Kasım 2011 Cuma

DURU ABLA VE ESİN TEYZE'NİN HEDİYELERİ

Ben henüz dünyaya gelmeden babam elinde bir paketle işten gelmiş.
Bu paketi Duru Abla ve Esin Teyze yollamışlar bana.
Hastane çıkışı seti var içinde.
Annemle babam bana iki değişik takım almışlardı hastanede giymem için.
Valizim hazırdı, bu yüzden bu cicileri eve dönünce giydim ve 9 günlükken bu fotoğrafı çektirip Duru Abla'ya gönderdim.



24 Kasım 2011 Perşembe

EL ÖPME HEDİYELERİ

Biraz da kızıma gelen hediyeleri paylaşayım.
Kısmetli kızıma öyle çok hediye geliyor ki;
Hepsini fotoğarflıyorum ama yayınlamak için vakit gerekiyor.
Bugün birazını yayınlayayım istedim.

Bu yelek Lamiya babaannesinden.
Lamiya babaanne, babamızın dayısının eşi oluyor.
Aslında kendisi kızım için bir yelek daha örmüştü ama sanırım o yeleği tek başına fotoğraflamamışım.
Jane'nin üzerinde o yelekle bir fotoğrafı var en iyisi ben onu da paylaşayım bulur bulmaz.
Ama Lamiya babaannesi demişken yelekten önce bu enfes pozu da paylaşmadan geçemeyeceğim.
Bu fotoğraf Kayseri'de çekildi.
Hergün birlikte camdan baktılar Lamiya Babaanne ile, bu pozlar da bize hatıra kaldı.



Bu hırka Nigar Teyze'sinden...Nigar Teyze bizim köydeki evimizden komşumuz oluyor. Jane'nin kendilerini ilk ziyaretinde hediye edildi.


Bu yelek Eyyüp Amcası'ndan...Eyyüp amcası babamızın liseden sınıf arkadaşı oluyor.
Bu yaz Şarkışla'da kendilerini ziyaret ettiğimizde verdiler.


Bu takım da Neslihan Gupse Teyze'sinden...
Neslihan Güpse teyzemiz annemizin kuzeni oluyor.
Bu da bir el öpme hediyesi..


BİRAZ DAHA HEDİYE

Haziran ayındaki Kayseri ziyaretimizde Uzunyayla'lılar Kafkas Derneği'nin üniversite öğrencilerine burs temin etmek amacıyla yaptıkları kermese de katıldık.
Dernek başkanı Jey Jey'in babasının amcası çünkü.
Bu kermeste kızıma Babasının kuzeni Nahide Hala tarafından bu yelek hediye edildi.


Bu pijama ve çamaşırlar da Konya'ya yani annesinin memleketine ilk kez giden Jane'ye annesinin akrabaları tarafından hediye edildi.
Evinize ilk kez gelen bir bebeğe hediye vermek adettendir.
Malum vermezseniz eve fare dadanabilir:P
Bu pijama ve çamaşırlardan başka aynı gün Jane'ye bazı oyuncaklar, bazı yiyecekler ve harçlıklar da verildi:)

Bu cicileri Jane'ye annesinin kuzeni Mahmut Dayı'nın eşi Sibel Yenge hediye etti.
Yine Konya'dan...
Yine ilk ziyaretten..


Bu kıyafetleri ise yine Jane'nin ilk defa gittiği Şarkışla'da amcasının eşi Ayşen Yenge'si hediye etti.


Güle güle giy kızım bütün cicilerini, iyi ve mutlu günlerde...

ANNEANNEMİN DOĞUM HEDİYELERİ

Ananem dünyaya geleceğim için bana bir çok hediye getirdi.Bazıları bir kaç yıl sonra giyebileceğim kadar büyük...
Ben en çok arkası fırfırlı donlarımı:)))) sevdim:)
Annem mini etek giyip eğildiğimde bu fırfıların çok güzel görüneceğini söylüyor, babam bana mini etek giydirmeyeceğini:)))
İşte hediyelerim;


Doğumum ocak ayında gerçekleşeceği için ananem hastaneden çıkarken üşüyebileceğimi düşünmüş ve bana bu takımı örmüş, tabii yine annem süslemiş:)


Hırkalar ve patikleri...


Yelekler...


Tulumlar...


Annem ananemin bu hediyesini çok sevmiş, aslında 1 yaş içinmiş ama annem benim bu takımı 2011 yılı kurban bayramında giyebileceğimi düşünüyor. Annem kız çocuklarına kadife giysileri çok yakıştırıyormuş...


Yelekler ve yün çoraplar...


Mendiller, mama önlüğü, iç çamaşırları, çıt çıtlı bodyler ve fırfırlı donlar:)))))


Minik ayakkabılar, minik çoraplar ve rahatına düşkün olan bana konforlu bir uzanma pedi ve yastık:)))

Yelek-patik ve saç bandı takımı...
Ananem benim için örmüş, annem güller ve inci düğmelerle süslemiş...
Zaten hep ananem örüyor ve annem süslüyormuş:)
Bu takımı 2 yıl sonra ancak giyebilirim ama ananem diyor ki; ''Zaten herkes küçük hediyeler getirecekmiş, ve o hediyelere hemen küçülüp gidecekmiş, o nedenle kendisi büyük şeyler örüyormuş bana:)))''



ASLIHAN TEYZE'MİN DOĞUM HEDİYELERİ

Annemin kıymetlisi Aslıhan Teyzem.
Dünya şekeri annem için.
İlk başlarda sadece annemin tasarımlarını satın alan bir müşteri imiş ama zamanla annemin manevi kardeşi olmuş.
Becerikli Aslıhan Teyzem ben doğunca taaa Konya'dan kendi el emeği olan bu hediyeleri yollamış.


Bu el örgüsü yastık, bu yelek ve patik takımı, bu lif, bu tulum ve çorapları çok sevdim.




Bu da benim yelekli resmim;


RUHSEN HALA'DAN HEDİYELER

Aşağıdaki panço ve ressam beresini bana annemin Ruhsen Halası ördü,
Şimdilik bana büyük ama eminim gelecek baharda yürümeye başladığımda bana çok yakışacak.
Bu yaz Konya'ya yaptığımız ziyarette bana verildi.


Ayrıca aşağıdaki diğer resimlerde görülen hırka, yelek ve patikler de Ruhsen Hala'dan..



Bu inekli patikler son günlerde favorim:)


İŞTAHSIZLIK

Bugün sabah uyandığından beri ne hazırladıysam yemedi.
Sabah yumurtasını yemedi,
ara öğünde bebe bisküvisi ezdim yemedi,
Öğlene çorba yaptım, yemedi.
Sanırım 8.diş geliyor.
Sadece çubuk kraker yiyor Jane.
Acıkırsa yer diyor doktoru, zorlamayın, tiksindirmeyin yemekten diyor ama aç aç oturması beni çok üzüyor.

İLK KİTAP;SAHİPSİZ KEDİ

Doktoru Jane'nin bu ayki kontrolünde artık ona anlasa da anlamasa da kitap okumaya başlamamızı önerdi. Ayrıca evde kitap bulundurmamızı, gözünün böylece kitaplara aşina olacağını söyledi.
Bugün O'na ilk kitabını aldım. Sadece 8 sayfa:)
Süpermarkette raftan kasaya kadar taşıdı:)
Kasada ödemeyi yapmak için birazcık elinden aldım; 11 aydır hiç ağlamadığı kadar ağladı.
Sonra da eve kadar elinden hiç bırakmadan, düşürmeden taşıdı.
Eve gelince hemen okuduk ama şimdilik kendisi tutmak istiyor.
Kendisi tutunca da ters tutuyor ama olsun, oyuncaklarına yaptığı gibi mama sandalyesinden aşağıya fırlatmıyor en azından, okumasa da:P hep kucağında tutuyor.



AH BU AYAKLAR

Mama sandalyesine her oturduğumuzda 2 çoraplıyız.
Sonra tek çoraplıyız; çünkü çorabın biri ya yenmek üzere ya da yere atılmak üzere çıkarılıyor.
İlerleyen dakikalarda da tek ayaklıyız.
Nerde peki 2. ayak?
Keyif ehli insanın masasına dayanmış, ya da masasının üstünde:)

22 Kasım 2011 Salı

AYSEL TEYZE'NİN HEDİYELERİ

Bu blog fikri uzun süredir annemin aklındaydı.Ama bir süre güzel bir deftere not aldı.
Bir süre de facebook'taki sayfasından paylaştı benimle ilgili gelişmeleri, haberleri, hazılıkları ve bana gelen hediyeleri.
Sonra bu blogu oluşturdu.
Bir süre sonra baktı ki yazacak çok konu birkmiş, paylaşacak çok resim birikmiş,
Şimdi anne-kız işin içinden alnımızın akıyla çıkabilmek için sürekli bir şeyler paylaşmaya ve bu notları ve anıları kalıcı kılmaya çalışıyoruz.
Hediyelerimin hepsi fotoğraflanmıştı o nedenle ne zaman fırsat bulsak bunları paylaşacağız.
Şimdi de annemin üniversiteden arkadaşı Aysel Teyze'nin hediyelerini paylaşacağız.
Aysel teyzenin 2 kızı var, küçük kızı Eda benden 6 ay önce doğdu.
Annem daha ben O'nun karnındayken Eda'yı görmeye gitmiş.
O zaman Aysel Teyze'nin Eda'nın bezlerini bu sepet içinde sakladığını görmüş ve sepeti çok beğenmiş.
Bu yüzden ben doğmadan 1 ay önce de Aysel Teyze annemi ziyarete gelip kendi ördüğü bu sepeti getirmiş bana.



Sepetin içinden de bu hediyeler çıkmış.


Biz şimdi bu sepeti benim kirli çamaşırlarım için kullanıyoruz, odamda duruyor.
Hem dekoratif hem de annemlerin çamaşırlarıyla benimkiler karışmamış oluyor.
Daha sonra ben doğduktan sonra Aysel Teyze bizi yeniden ziyarete geldiğinde de bana bu aşağıda resmi olan albüm setini ve taytlı takımı getirdi. Bu tayt bana ço yakışıyormuş, annem diyor ki; bunu giyince Jey Lo gibi oluyormuşum, O kim ben bilmiyorum:)